|
Çoğu insan Viyana’yı hayallerinde
tarihin ve sanatin şehri
olarak canlandırır ama, buraya geldiklerinde bundan daha fazlası oldugunu
görürler. Habsburg saraylarının olağanüstü görüntüsü, atların gezintisi, kürk
mantolar içerisindeki yaşlı bayanlar ve büyük kremalı pastalar. Ve insanlarin bu şehirde hayal kırıklığına
uğramaları da imkansızdır.
Şehre, imparatorluk döneminden kalan
nostaljik bir hava hakimdir. Innere Stadt’da yer alan yüksek Barok kiliseler ve
aristokratik binalar, Ringstrasse’deki 19. Y.Y.
sonlarından kalan muazzam tasarımlar. Sadece Habsburg yapılarına
bakıldığında ise onların harika Jugendstil ve erken Modern dönem binaları
olduğu görülmektedir. Ayrıca bu yapılar, imparatorluğun her köşesindeki
kafeleri dolduran entellektüellerin zamanının; Freud, Klimt, Schiele, Mahler ve
Schönberg çağının ürünleridir.
Viyana, dünyanın en büyük sanat
koleksiyonlarının toplandığı Kunsthistorisches Müzesi’yle, dünya çapındaki
orkestralarıyla ve şahane mimari mirasıyla hala en çok ziyaret edilen şehirler
arasındadır. Ayrıca son derece uygar, temiz, güvenli ve sıcak insanların
yaşadığı bir yerdir.
Viyana’da yaşam
çok kolaydır. Opera binasının önünden (Eski şehri bir halka gibi saran) Ring’in
üzerinde devamlı dönüp duran 1 numaralı tramvaya binin. Yaklaşık yirmi dakika
içinde şehrin en önemli binalarını göreceksiniz: Ama biz yürümenizi tavsiye
ederiz, insanların içine karışmayı. Çünkü tarihi kenti gezerken, binaların
önünden gecerken hissedeceksiniz; burasi tüm görkemiyle Avrupa`nin en kibar ve
nazik 2.büyük şehridir. İçinde Mozart heykeli bulunan Burg parkı, National
Bibliotek ve Efes müzesine ev sahipliği yapan Hofsburg Sarayı; Sanat ve Doğa
Tarihi Müzeleri, Müzeler Bölgesi, Parlamento, Belediye Sarayı (Rathaus), Viyana Üniversitesi ve
Votiv Kirche. Her birisi birbirinden güzel, bakmaya, gezmeye doyamayacağınız,
buram buram tarih kokan ve yolda
yürürken daha bir çok güzellikle karşılaşmanızı sağlayacak gerçekten görkemli
bir Avrupa kentidir Viyana.
Schwedenplatz’a
geldiğinizde solunuzda Tuna’nın kanallarından biri kalacak. Burada inip
yukarıya Stephansdom’a yürüyün. Şehrin en görkemli katedraline vardığınızda
artık tam merkezde ve en hareketli cadde olan Karntner’in üzerindesiniz.
Hemen devamındaki
Graben ve Karntner adeta şehrin vitrini. Sadece yaya trafiğine açık bu bölgede
hayatın tüm renklerine şahitlik edin, sonra da Mozart Kugeln denilen lezzetli
çikolataları mideye indirin. II. Kuşatma esnasında Türklerin getirdiği kahveden
sonra ilki 1684′te açılan Viyana’nın ünlü kafelerinden birinde kahve keyfi
yapın. Öğle vakti karnınız acıkırsa Viyana’nın en meşhur yemeği olan Wiener
Schnitzel ve Kartoffel Salad yemenizi
önerebiliriz. Yemekle beraber tercihiniz şarap değilse eger Avusturya`nin kendi
birasi olan Gösser veya Ottakringer. Geç bir saatte yemek yiyecekseniz
tercihiniz Fabios olabilir. Yemekler çok güzel ama asıl amaç görmek ve
görünmek. Aklınızda olsun tüm Viyana sosyetesi burada.
Viyana’da mutlaka
sanata zaman ayırın, Belvedere Sarayı içindeki müzede bulunan en çarpıcı
koleksiyon Gustav Klimt’in Jugendstil tarzında yaptığı eserler. Eski Ahit
kahramanı Judith’in tablosu önünde büyüleneceksiniz. Barok Sanatı bölümü de
görülmeli.
RATHAUS Belediye Sarayı’nın karşısındaki Burg Theater’ın içinde
yer alan Vestibül Restoran şık ambiansı ve lezzetli yemekleriyle hem öğle hem
de akşam yemekleri için ideal. Akşam yemeği için gidebileceğiniz ve şehrin 19.
bölgesinde bulunan Heuriger restoranların özelliği ise Avusturya’ya özgü
mezeler eşliğinde, kendi üzüm bağlarında yapılan şarapları ikram etmeleri. Veyahut
Gartner Straße de Stephansdom un tam karşısında Do&Co nun mükemmel
menülerini bir Türk Restaurantında yiyebilirsiniz. Yemek sonrasını ise bir
Fiaker (Fayton) turuyla renklendirebilirsiniz.
Eger aksamları
yemekten sonra lezzetli bir bira içip geri dönecekseniz o zaman Karlsplatz in hemen dibindeki 1516 adlı bari
tavsiye edebiliriz. Bir İrlanda barı olan 1516, kendi biralarını kendileri yaparlar,
bunun yanında futbol maçlarını izlemek için de gayet ideal bir yer sayılır.
Bundan baska, eğer tercihiniz bir bardak kahve içmekse o zaman italyan
cafelerinden birisine gidin, gerçekten lezzetli yapıyorlar.
Viyana'yı
aklınıza getirdiğinizde gece hayatı biraz sönük düşünülebilir, fakat tam
tersine Avrupa'da kaliteli müziğin merkezi dedirtecek mekanları var. Hatta
Viyana halkını geceleri dans edenler olarak değil müzik dinleyip eğlenenler
olarak tanımlayabiliriz. Fiyat olarak ne pahalı ne de ucuz gelecektir. İçki
konusunda da tabiki en çok tüketilen bira, ikinci sırada da şarap bulunuyor.
Imperial Club, Kaktüs ve Gnadelaus merkezdeki favori mekanlardan (tabi yanlarındaki
onlarcası ile beraber), ancak bizim tavsiyemiz içerisinde ayrı ayrı 5 disco ve
bar alanı bulunduran Praterdom.
Yaz
aylarında ise kapalı barların yerini açık havadaki gece mekanları alıyor. Özellikle
haziran sonu ve temmuz başında DONAU FEST viyanaya 1 milyon turistin geldigi
gençlik festivallerinden birisidir. Harika bir ortam ve mükemmel eğlence
alternatifleri sunmaktadır. Geç kalmak konusunda da pek endişeniz olmasın;
metro 00:45'te son seferini yapsa da NIGHT BUS denilen otobüsler sabah 05:00'e
kadar çalışıyor. Ayrıca taksi fiyatı da diğer Avrupa ülkelerine nazaran oldukça
uygun. Ve metro ile tramway ilk seferini yine saat 04.55 de yapmaya basliyor. Ama bizim fikrimi soracak
olursanız ve tabii ki eger yorgun değilseniz gece
Viyana'da yürümek en güzelidir ki zaten güvenlik konusunda çok ileri bir
şehirdesiniz.
Avusturya`da
konuşulan dil Almanca‘dır. Bunun yanında, dillerine ne kadar sahip çıksalar da,
hemen herkes İngilizce‘yi iyi seviyede biliyor durumda. Meşhur yağmurlarının yanı sıra yazı
da yaz gibi yaşayabilirsiniz. Donau (TUNA) nehri kıyısında güneşlenip Tuna da
yüzebilirsiniz. Üstelik bisiklet ile seyahat Viyana içerisinde Avrupa`nin en
rahat gezi yöntemlerinden birisidir. Cok gelişmiş bisiklet yolları ve yaya
güvenliği açısından çok rahat bir şehirde olduğunuzu asla unutmayın.
Viyana`da
yazlar ılıktır ama kışın da güneş kendisini unutturmaz, ama genelde hava
rüzgarlı olduğundan atkısız dolaşmanızı tavsiye etmeyiz. Meşhur şiddetli
yağmurlar yılın her anında her zaman diliminde meydana gelebilir. Ama asıl
yağmur zamanı kesinlikle mayıs ile ağustos ayları arasındadır.
Viyana`da
ögrenci konaklamaları için Studentinheim lar bulunmaktadır. Viyana`nın bir sürü
bölgesinde bunlardan bulunabilir, ama ögrenciler için asıl yaşamın tadı daha
merkez bölgelerde ev kiralamak ve bu şekilde konaklama sağlamaktır. Çünkü saat
kaç olursa olsun dışarı çıktığınızda yerli yabanci insanlar ile karşılaşabilirsiniz
ve ne olursa olsun size ait bir kapısı olan bir ev herkes için tercihte ön
sıradadır.
Ve
diyelim ki ağız tadı sabit olan bir insansınız, bildiginiz Türk mutfağından veya
Türk hazır yemeklerinden vazgeçemiyorsunuz, o zaman da bu sorun degil, cünkü: Şehrin
her bölgesinde hatta her caddede köse başında bir Mc Donalds, Burger King ya da
Türk Döneri yapan fastfood mekanları bulmanız mümkün. Bunun yanında Türklerin
yogun olarak yaşadığı Josefstädter Straße ve Reumanplatz`da Etap ve Kent adlı Restaurantlar
klasik Türk mutfağı yemeklerini Türk aşçıları ile sizlere sunmaktadır. Viyana
halkı siz onlara kibar davrandığınız sürece kibardır, gülümsediğiniz sürece
sizlere gülümsediklerini farkedeceksiniz. Kimsenin size karışmadığı özgür,
yaşayan ve gerçekten canlı bir şehir Viyana.
Avusturya`da
eğitimin en büyük avantajlarından birisi de burada öğrenci oldugunuz müddetce
size verilen yıllık oturum izinleridir. Schengen ülkelerinden olan
Avusturya`nin size verdigi bu oturum karti ile Italya, Fransa, Hollanda,
Almanya, Ispanya ve bunun gibi schengen üyesi olan ülkelerin hepsine serbestçe
girebilir, istediginiz kadar gezip dolaşabilirsiniz. Viyana üniversitesi
avrupanın kabul görmüş, YÖK tarafından denklik verilen değerli ve tarihi üniversitelerindendir.
Burada eğitim alırken gerçekten üniversite okudugunuzu farkedeceksiniz. Viyana
Teknik Üniversitesi Avrupada`ki en iyi 10. teknik üniversitedir ama bunun yanında
Viyana Ekonomi Üniversitesinin özellikle avrupa ekonomi birliği çerçevesinde ki
konferanslar nedeniyle ne kadar sayılır olduğunu da unutmamak gerekir. Ve tüm
bunların yanı sıra, kendinize sağlayacağınız akademik kariyerin yanı sıra
Viyana gibi bir kentte okumanın ayrıcalığına sahip olacaksınız. Ve Avrupa`nin
diğer önemli bütün şehirlerini (Paris ,Berlin, Münih, Metz, Strausburg, Barcelona,
Madrid, Ibiza, Roma, Floransa, Milano, Napoli, Innsbruck, Graz, Stuttgard,
Amsterdam, Bükres, Budapeste, Sofya, ve daha nicesi...) gezmek ve görmek, oralarda eğlenmek şansına da
... Viyana`da okumak bu yüzden ayrıcalıktır. |